Motorcu ile Arabacı Arasındaki Sessiz Savaş
06-02-2026
09:27
Bir tarafta iki teker.
Diğer tarafta dört kapı, klima ve bardaklık.
-
1. Arabacı “Yol Benim” Der
Arabacı için yol, çizgilerle bölünmüş, kurallarla çevrili bir alan.
Şerit onun evi gibidir.Kim girerse rahatsız olur.
Motorcu içinse yol, akışkan bir şeydir.Boşluk görür, değerlendirir.
Arabacı bunu kural ihlali, motorcu hayatta kalma refleksi olarak görür.
İlk sessiz çatışma burada başlar.
-
2. Aynalar ve Görünmezlik Meselesi
Arabacı aynaya bakar.Bir şey görmüyorsa, yol boş sanır.
Motorcu aynaya bakar.Görünmediğini bilir.
O yüzden motorcu defansiftir.Arabacı rahattır.
Bu rahatlık, çoğu zaman motorcunun en büyük riski olur.
-
3. Kırmızı Işıkta Bekleme Felsefesi
Kırmızı ışıkta arabacı bekler.
Motorcu da bekler… ama en önde.
Arabacı bunu saygısızlık sanır.
Motorcu ise arkadan sıkıştırılmamak için oradadır.
İki taraf da haklı olduğunu düşünür.
Kimse kimseye anlatamaz.
-
4. “O Motor Nereden Çıktı?” Cümlesi
Arabacı bu cümleyi çok sever.Sanki motor bir anda ışınlanmıştır.
Motorcu için bu cümle şudur;“Ben bakmadım ama suç sende.”
Sessiz savaşın en klişe repliği.
-
5. Yağmur, Soğuk ve Gerçekler
Yağmur yağar.Arabacı camı kapatır, müziği açar.
Motorcu yağmurla yüzleşir.Soğukla, rüzgârla, zeminin kayganlığıyla.
O yüzden motorcu için yol, romantik değil ciddidir.
Arabacı içinse çoğu zaman sadece bir ulaşım.
-
6. Asıl Fark: Risk Algısı
Arabacı riski teorik bilir.Motorcu riski her gün yaşar.
Bu yüzden motorcu:
-Daha erken fren yapar
-Daha çok kaçış alanı bırakır
-Daha fazla öngörür
Sessiz savaşın kazananı, genelde daha dikkatli olan olur.
-
Sonuç
Bu bir düşmanlık değil.Bu bir anlayamama hali.
Arabacı motorcuyu fark etse,Motorcu da arabacının korkularını anlasa…
Belki savaş biterdi.Ama şimdilik bu savaş,Her kavşakta sessizce devam ediyor.